Enerji problemi, ekonomik, sosyal, teknolojik ve stratejik boyutu ile modern
hayatın merkezinde yer almaktadır.
Tükettiği enerjinin %73’ünü ithal eden Türkiye, genel enerji ve elektrik
enerjisi üretiminde büyük ölçüde dışa bağımlıdır. Üretilen elektriğin %48’i
doğalgaz, %34’ü kömür, fueloil, motorin, rüzgar, jeotermal ve %18’si de
hidroelektrik santrallarından sağlanmaktadır. Tamamı ithal bir kaynak olan
doğalgaza bu ölçüde bağımlılık arz güvenliğindeki riski artırmaktadır.
2001 yılında çıkarılan Elektrik Piyasası Kanunu ile kamunun elektrikte yatırımcı
olmaktan çekilmesi ile bu alanda tek yatırımcı olarak kalan özel sektör,
baskılanan elektrik fiyatları sebebiyle elektrik üretim yatırımlarını yeterince
cazip bulmamış ve yıllar itibariyle beklenen yatırımlar yapılamamıştır. Elektrik
arzında bir kriz yaşanmaması için yıllık ortalama 3 milyar dolarlık bir yatırım
gerekirken, son yıllarda yapılan yıllık yatırım 1 milyar dolara bile
ulaşamamıştır.
Her yıl yaklaşık %7-8 civarında artış gösteren elektrik tüketimine karşılık,
kurulu güçte hedeflenen kapasiteye ulaşılamaması sebebiyle, yakın bir gelecekte
elektrik arzında açık olması beklenmektedir. Türkiye’de arz-talep dengesi bıçak
sırtındadır. Elektrik konusunda ülkeyi bekleyen diğer bir olumsuzluk da,
beklenen fiyat artışlarıdır. Arzı yetersiz olan ve talebi sürekli olarak artan
her emtia gibi elektrik fiyatları da önümüzdeki yıllarda artmaya devam
edecektir. Petrol, doğalgaz ve maliyeti etkileyen diğer faktörlerdeki fiyat
artışları, uygulamaya konan maliyet bazlı otomatik fiyat artışı sistemi ile
yılda üç kez elektrik birim fiyatlarına yansıtılacaktır. Böylece önümüzdeki
yıllarda Türkiye elektriği hem daha pahalı kullanacak hem de muhtemelen elektrik
kesintileri ile karşı karşıya kalacaktır.
Elektrik enerjisinde elde edilecek her bir Türk Lirası tutarındaki tasarruf,
üç-dört Türk Lirası tutarında yeni santral yatırımına eşdeğerdir.
Genel olarak enerji ve elektrik enerjisinin önümüzdeki yıllarda da kıt kaynak
olma özelliğini koruyacağı, Türkiye’nin bu alanda büyük ölçüde dışa bağımlı
olduğu ve enerji ihtiyacının her yıl arttığı düşünülürse, elektrik tüketiminde
yapılması gereken tasarrufun önemi daha iyi anlaşılacaktır.
Ülkemizde kurulan ilk elektrik üretim tesisi, 1902 yılında Tarsus’ta tesis
edilen, bir su değirmenine bağlanmış 2 kW gücündeki bir dinamodur. İlk büyük
santral ise 1913 yılında İstanbul Silahtarağa’da kurulmuştur.
1923 yılına kadar kurulu güç 33 MW iken 2008 sonu itibariyle 41.817 MW’a
ulaşmıştır. Yine 1923 yılında 45 milyon kWh olan üretimimiz ise 198.418 GWh’a
ulaşmıştır.
Enerji Bakanlığı, son dönemlerde bugüne kadar üç temel sütun (doğal gaz, kömür
ve hidrolik) üzerine kurulu olan elektrik enerji sektörümüzün, yenilenebilir
kaynaklar ve nükleer enerjiyi de içerecek şekilde beş sütunlu ve sağlıklı bir
yapıda yeniden dizayn edilmesi hedeflenmekte ve bu konuda yoğun çalışmalar
yapmaktadır.
Elektrik Kurulu Gücü
Türkiye elektrik sektörü kurulu gücü 2008 sonu itibariyle 41.817 MW’dır.
|
|
|
|
|
|
||
|
|
|
|||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kaynak:TEİAŞ
TEİAŞ’ın yaptığı projeksiyona göre artan elektrik talebini karşılamak üzere,
mevcut kurulu gücümüzün 2020 yılına kadar, düşük yoğunluklu senaryoya göre
80.000 MW’a, yüksek yoğunluklu senaryoya göre ise 96000 MW’a çıkartılması
gerekmektedir. Bu da 38.000 MW ile 54.000 MW arasında yeni kapasiteye ihtiyaç
duyulduğunu göstermektedir.
Elektrik Üretimi
Türkiye’nin 1978 yılında 21.726 GWh olan elektrik üretimi, 1988 yılında 48.048
GWh’a, 1998 yılında 111.022 GWh’a, 2008 yılında ise 198.418 GWh’a ulaşmıştır.
Elektrik üretimi ortalama her on yılda bir yaklaşık %100 artmaktadır.
|
YILLAR |
ÜRETİLEN ELEKTRİK (GWh) |
NET ÜRETİM (GWh) |
İTHALAT (GWh) |
ŞEBEKEYE VERİLEN (GWh) |
İletim/Dağıtım Kaybı (GWh) |
İhracat (GWh) |
NET TÜKETİM (GWh) |
|
|
34.219 |
31.912 |
2.142 |
34.055 |
4.346 |
|
29.709 |
|
|
57.543 |
54.232 |
176 |
54.407 |
6.680 |
907 |
46.820 |
|
|
86.247 |
81.859 |
- |
81.859 |
13.769 |
696 |
67.394 |
|
|
124.922 |
118.698 |
3.791 |
122.489 |
23.756 |
437 |
98.296 |
|
|
122.725 |
116.252 |
4.579 |
120.832 |
23.328 |
433 |
97.070 |
|
|
129.400 |
123.727 |
3.588 |
127.315 |
23.932 |
435 |
102.948 |
|
|
140.581 |
135.248 |
1.158 |
136.406 |
24.053 |
588 |
111.766 |
|
|
150.698 |
145.066 |
464 |
145.529 |
23.243 |
1.144 |
121.142 |
|
|
161.956 |
155.469 |
636 |
156.105 |
24.044 |
1.798 |
130.263 |
|
|
176.300 |
169.543 |
573 |
170.116 |
23.789 |
2.236 |
144.091 |
|
|
191.558 |
183.340 |
864 |
184.204 |
26.647 |
2.422 |
155.135 |
|
|
198.418 |
189.762 |
789 |
190.551 |
27.481 |
1.122 |
161.948 |
Kaynak:TEİAŞ
2009 yılı ilk 9 ayında üretilen elektriğin %80,5’u Termik santrallerinden,
%18,6’sı Hidrolik santrallerden ve %0,9’uda jeotermal ve rüzgar santrallerinden
sağlanmıştır. Tüm Türkiye üretiminin %48,2’si doğalgaz ile çalışan termik
santrallerden sağlanmıştır. Doğalgazın ithal edilen bir ürün olması nedeniyle
sektörün dışa bağımlılığı yüksektir. İthal edilen doğalgazın yaklaşık %56’sı
elektrik üretiminde kullanılmaktadır.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1980 yılında tüm ülke elektrik üretiminin % 49’u hidrolik santrallerden
sağlanırken, bu oran 1990 yılında %40’a, daha sonraki yıllarda da, gerek
hidrolik santral yapımına gerekli önemin verilmemesi, gerekse de küresel ısınma
nedeniyle yaşanan kuraklıkların etkisi ile Eylül 2009 tarihi itibariyle %19’a
düşmüştür. Aşağıdaki tabloda bu değişim net bir şekilde görülmektedir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kişi Başı Elektrik Tüketimi
Türkiye’de mevcut 2,264 kWh olan ortalama kişi başına düşen brüt elektrik
tüketim miktarı, ortalama kişi başı tüketimin 6,602 kWh olduğu AB ülkelerine
oranla oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı (“ETKB”) projeksiyonlarına göre, kişi başı elektrik tüketimin 2020
yılına kadar 5,700 kWh’e ulaşması beklenmektedir.
Kişi başı en çok elektrik tüketen ilk üç il sırasıyla Kocaeli (6.761 kWh/kişi)
Tekirdağ (6.266 kWh/kişi), Çanakkale (5.178 kWh/kişi) olup, kişi başı en az
elektrik tüketen ilk üç il sırasıyla Ağrı (493 kWh/kişi), Bingöl (504 kWh/kişi)
ve Muş (548 kWh/kişi) tur.Bölge olarak bakıldığında en çok elektrik tüketen
bölge Marmara Bölgesi, en az elektrik tüketen bölgede Doğu Anadolu Bölgesidir.
